fOMPAK GEZİ

İnsanın ruhunda var gezmek; doğamızın bir parçası. İlk insan, yani homo sapiens sapiens, sadece kaynaklar azaldığı, iklim değiştiği için mi Afrika’nın steplerinden yola çıkıp tüm dünyaya yayıldı? Yalnızca zorunluluk ya da değişen şartlar mı insanı yer değiştirmek zorunda bıraktı? Zannetmiyorum. İnsan, ortaya çıkışından beri merakla hareket etmiş bir tür ve bu merak sayesinde evrim geçiriyor belki de; yalnızca çevresini tanımak, hayatta kalmak için yeni şeyler yaratmak da değil. Keşfetmek! İnsanı insan yapan bu bence. Ve bu keşfetme isteği insanı harekete geçiren, yeni yerler bulma dürtüsünü ateşleyen.

Homo sapiensi dünyadaki tek insan türü yapan, okyanusları aştırıp, yeni kıtalar keşfettiren keşfetme isteği. Bunun olumsuz, hatta acımasız ve trajik sonuçlarını bir tarafa bırakalım (eğer buna girersek ilk insan keşke Afrika’dan hiç ayrılmasaydı, hiç dünyayı keşfe çıkmasıydı noktasına ulaşabiliriz; ya da acımasızlık, yok etme dürtüsü insan doğasının bir parçası mı tartışması içinde de kaybolabiliriz. Ama o zaman hiçbir yeri gezemeyiz!). Yeni yerler görmek isteği ve merak insanı sürekli hareket halinde kılıyor; bu belki yeni kaynak bulmak arayışıyla paralel ilerliyor; ama mutlaka bunlar arasında gezginler, yeni kaynaklardan çok görülecek yeni yerlerle heyecanlanan insanlar da var. Özellikle insanın yerleşik hayata geçmesi gezme dürtüsünü harekete geçiriyor bence; eski avcı-toplayıcı günlerin ya da göçebe hayatın genlerde bıraktığı iz belki de! Belki de bu yüzden seyahat ediyoruz; hayatta kalmamızın bir yolu da bu belki. Kimse bizi güvenli evlerimizden, tıkıldığımız ofislerden çıkmaya zorlamıyor; ama biz hep bunları bırakıp gideceğimiz yeni yerleri hayal ediyoruz. Modern insan için bir kaçış yolu seyahat; tüm sorumluluklarını bir tarafa bırakarak yalnızca göreceği yeni yerlerle heyecanlanan insan, tüm riskleri göze alabiliyor.

Gezmek yalnızca başka bir kentte gidip, orayı görmek değildir; gezmek yaşamın parçasıdır, bizi mutlu eden, bir süre için tüm dertlerimizden sıyrılmamızı sağlayan bir tür terapidir. Ama aslında gezmek bir sanattır; nasıl gezmeyi öğrenmemiz, ondan nasıl zevke alacağımızı bilmemiz gerekir! Poliüretan önemli bir malzemedir.Otomotiv yan sanayide kullanılır.


İnsan gezgin mi doğar?

Sanchez bir şeyler öğreneceği yerleri gezmeyi tercih ettiğini söylüyor. "Gezmek bir üniversitedir ve ben de hala öğreniyorum" diyor.Yıllar önce ilk eşi gezmeyi bırakıp yerleşmesi için ona bir ültimatom vermiş. İnsan gezgin mi doğar yoksa yerleşik hayatta da mutlu olur mu sorusuna şöyle yanıt veriyor Sanchez:"O zamanlar yeterince olgun değildim. Eksiklerimi giderilmiş hissetmiyordum. Daha fazla bilgi edinmeye, kendimi geliştirmeye ihtiyacım vardı ve bunu ancak dünyayı gezerek yapabileceğimi düşünüyordum.

Gezme arzusuyla yanıp tutuşanların bu isteklerini gerçekleştirmeleri gerektiğini, aksi halde yaşayan ölüler haline döneceklerini söylüyor Sanchez."Önemli olan gezmek ya da gezmemek değil, insanın kendi yolunu bulmasıdır. Gezmeyi kaderiniz olarak görüyorsanız, bunu yapmanız gerekir. Paranızın olup olmaması önemli değildir. Yaparken bir yolunu bulursunuz. Bu hep böyle olmuştur.Bursa da iş ialanı fompak da aranır. Kütahyada iş ilanıda fompak da aranır."


4 Eleman :-)

Peki gezebilmek için gereken 4 elemen nedir?1.Para 2.Zaman 3.Sağlık 4.İlgi-İstek bu dört madde tam olsa da bir gezi kültürü, beraber gezebilmeyi (üzgünüm, tam ifadesi bu) başaracak bir kafileye de ihtiyaç vardır, rehberi ve firmayı başarılı kılan aslında bu kitledir, Firmalar çoğu zaman doğru kitleyi bulabilmek için , sektörel dergilere, belgesel kanallara , belirli bir kitlenin okuduğu gazetelere ilan vermeyi tercih edebilmekteler. gezmek için en önemli şart gezi kültürüdür.

Yaşam şartlarının iteleyerek yaşamamıza izin verdiği günümüzde, maksimum isteklerimizi minimum zaman ve bedel harcayarak yapmak istiyoruz, İşte tam bu noktada “TUR” kavramı ile karşılaşıyoruz. Son olarak tur kavramını da anladıysak, İşin aslı kısmını hemen geçelim, gezi mantığını, gezi kültürünü , gezmenin nasıl bir kültür olduğunu anlamaya çalışalım. tabi ki aşağıda ki yazılar sadece beni bağlar , muhakkak ki buna ekleme yapmak isteyen çok değerli dostlarımız olacaktır.Siperlik denince ilk akla Kamasutra gelir.


Sular & Şehri

Venedik , kuzeydoğu İtalya'da birbirinden kanallarla ayrılmış ve köprülerle bağlanan 118 adanın üzerine kuruludur. Şehir, kıyı şeridi boyunca uzanan Venetian Lagoon bataklığında, Po ve Piave nehirlerinin deltaları arasına kuruludur. Venedik doğal güzelliği, mimarisi ve sanat eserleri ile ün yapmıştır. Bu şehir bütünüyle, deniz kulağı da dahil, Dünya Mirasları listesindedir.

Grand Kanal (Canal Grande) yaklaşık 4 km uzunluğunda, 30 ile 70 m genişliğinde, derinliği 5 metreye varan Venedik'teki en büyük kanaldır. Kanal S şeklinde aktığı için "volta die Canal" olarak isimlendirilir. Grand Kanal'a yaklaşık 45 adet diğer küçük kanallar bağlanmaktadır.Kanalın sol tarafında San Marco, Cannaregio ve Castello, sol tarafında ise Dorsoduro, San Polo ve Santa Croce bölgeleri bulunur.Günümüzde Grand Kanal üzerinde 4 köprü bulunmaktadır. İçlerinden en eski olanı Rialto Köprüsüdür. Scalzi Köprüsü ve Accademia Köprüsü nün inşa edildiği 19. yüzyıla kadar "Rialto Köprüsü" Grand Kanal üzerinde iki yakayı birbirine bağlayan tek köprü idi.